ÖLÜDENİZ REZALETİ


Bunu başkası anlatsaydı belki inanmazdım ama bizzat kendim yaşayınca burada sizinle paylaşmak istedim. Bu yaz arkadaşlarla yolumuz ölüdenize düştü. Bir otele yerleştikten sonra harika denize koştuk. Yukarıdaki fotoğraf blue lagoon denilen doğa harikası plajı gösteriyor. Neyse deniz faslından sonra otelimize döndük ve ilerleyen saatlerde akşam yemeği için dışarı çıktık. Biz bu arada ovacık denilen ve şu anda Ölüdenizin merkezi olmuş olan kısımda kalıyoruz. Ana caddesine geldiğimizde sağlı sollu her yer restaurant ve hediyelik eşya dükkanları olduğunu gördük. Bu arada oldukça fazla sayıda ingilizlere ev satmaya çalışan emlakçı olduğunu da fark ettik. Biraz daha ayrıntılara dikkat ettiğimizde cadde de her şeyin ingilizce olduğunu gördük. Neyse biz bu restoranlardan birine girip yemek yemeye niyetlendiğimizde ilkinden içerinin çok dolu olduğu servisin çok geç yapılabileceği gerekçesiyle uzaklaştırıldık (bu arada biz avukat ve doktorlardan oluşan 4 kişilik bir grubuz yani görüntümüz gayet düzgün). Bu durum üç kere daha başımıza gelince anladıkki biz türklere bir zamanlar vatanımız olan ama şimdiler de ingliz kolonisi olmuş ölüdenizde yer yok. Mecburen ara sokaklardan birinde pizza pizza da karnımızı doyurduk. Ertesi sabah da ölüdenizden hemen ayrıldık. Özetle türkseniz ölüdenize gitmeyin diyorum
Posted by Picasa

1 yorum:

Adsız dedi ki...

tam tersi düşüncedeyim. türkseniz ölüdenizden ayrılmayın. ben bir fethiye-kayaköylüyüm.

Yorum Gönder